Cem Yılmaz’ın Taktığı Saatler: Rolex’ten Seiko’ya Gerçek Bir Koleksiyonerin Tercihleri

Cem Yılmaz’ın taktığı saatlere baktığımda benim gördüğüm şey yalnızca pahalı markaların yan yana gelmesi değil. Mizah duygusu kadar güçlü bir estetik filtreden geçmiş, karakteri olan, bazen klasik bazen oyunbaz ama neredeyse her zaman saat kültürüne selam veren bir tercih dili oluyor. Bu listede Union Glashütte’den Frederique Constant’a, Furlan Marri’den Sinn’e, Omega Speedmaster Chronoscope’tan H. Moser Pioneer Centre Seconds’e, Cartier Tank Anglaise’den Rolex Daytona’ya, Jaeger-LeCoultre Reverso’dan King Seiko VANAC’a kadar uzanan çizgi, aslında tek tip lüks fikrini dağıtıyor. Burada hem yüksek saatçilik var, hem tool watch ruhu var, hem de mikro marka cesareti. Benim için Cem Yılmaz’ın saat zevki tam olarak bu yüzden ilgi çekici. Sadece statü anlatmıyor, saat okuryazarlığı da anlatıyor.

Burada gördüğünüz Cem Yılmaz’ın saatleri sosyal medya ve medya programında taktığı saatleri içermektedir.

Bu liste nasıl derlendi?

Bu içerik, Cem Yılmaz'ın sosyal medya paylaşımları, kamuya açık görselleri ve medyada görülen saatleri üzerinden editoryal olarak derlenmiştir. Bazı modeller doğrudan teyitli, bazıları ise görsel okuma ve referans karşılaştırmasıyla değerlendirilmiştir. Bu yüzden liste yaşayan bir arşiv olarak düşünülmelidir; yeni görünürlükler oldukça güncellenebilir.

İlgili Okumalar

Union Glashütte Noramis Date

Cem Yılmaz'ın taktığı Union Glashütte Noramis Date

Burada hiç Union Glashütte markasından bahsetmemiştim. Markanın hikayesinin uzun halini sonraya saklıyorum ama kısaca bahsedecek olursak; Union Glashütte, 1893 yılında Johannes Dürrstein tarafından Almanya’nın Glashütte kasabasında kurulan bir saat markasıdır. Markanın kuruluş amacı, yüksek kaliteli ve hassas Glashütte saatlerini daha geniş bir müşteri kitlesi için erişilebilir kılmaktı. Almanya’da kurulan bir saat markası olsa da 2000 yılından sonra Swatch grubuna bağlı olarak hayatına devam etmeye başladı. Noramis Date, modelini marka şöyle tanımlıyor; “Minimalist bir görünümün ardında ne kadar güzelliğin saklanabileceğinin kanıtıdır.” Bu cümleyi çok sevdiğim için sizinle de paylaşmak istedim. Gerçekten de saate bakınca bunu görebiliyorsunuz. Eski dönemle yeni dönemi birleştiren bir saat olarak söylesek markanın modeldeki amacına da uygun bir tanımlama söylemiş oluruz. Noramis Date modelinde birden fazla renk seçeneğiyle ön plana çıkmışlar. Buradaki renkleri ise 1970’li yılların araba renklerinden esinlendiğini söylüyorlar. Renklerin tonları pasteli andırsa da bazıları biraz daha parlak bazıları biraz daha mat gibi diyebiliriz. Saat 40mm kasa çapına sahip. Lug tasarımı klasik bir dress watch şeklinde ve kolda güzel bir duruşa sahip. Bildiğimiz gibi kasa da 316L paslanmaz çelik kullanılmış ve bu kasaya deri kayış eşlik ediyor. 10 bar su direncine sahip. Dress watchlarda genellikle 5 tercih edilmesine de güzel bir alternatif olmuş. Mekanizma ise ETA 2892 tabanlı olan ve onun üstüne geliştirme yapılmış UNG-07.S1. 60 saatlik güç rezervine, 21600 hz vuruş değerine, fonksiyon olarak ise tarih fonksiyonuna sahip otomatik bir mekanizma. Yazılanlara göre Union Glashütte, ETA’dan mekanizmaları tamamlanmış olarak değil de parça parça alıp kendi birleştirmeyi de tercih ediyormuş. @CMYLMZ abi mavi olanı tercih etmiş. Ben de tercih edecek olsam ya maviyi ya da sarısını tercih ederdim. Dress watchlarda farklı ve canlı renkler takmayı seven birisiyim.

Furlan Marri Disco Verde

Cem Yılmaz'ın taktığı Furlan Marri Disco Verde

Furlan Marri Disco Verde, markanın “Disco Volante” (uçan daire) üçlemesindeki yeşil-krem sektör kadranlı model. 38 mm paslanmaz çelik kasası, gizli boynuzları ve çok kademeli bezeliyle Art Deco esintisini modern ölçülerle veriyor. İnce yapısı (8,95 mm) ve kadranı bölen lume çizgileri gece/gündüz karakter katıyor. İçeride, özenli köprü tasarımı ve el finisajıyla sunulan elde kurmalı Peseux 7001 (42 saat güç rezervi) çalışıyor. Ön-arka safir, 50 m su geçirmezlik, küçük saniye 6 yönünde. Bu arada strap değişebildiği için @CMYLMZ abi muhtemelen Furlan Marri’nin mesh bileziğini tercih ederek çok güzel bi kombinasyon yapmış.

Straton Speciale & Vintage Saat Koleksiyonu

Cem Yılmaz'ın taktığı Straton Speciale & Vintage Saat Koleksiyonu

@CMYLMZ abi’nin saatlerle arası iyi olduğunu biliyoruz. Paylaştığı fotoğraflar da aynı şekilde saat ruhunu taşıyan en güzel göstergelerden bir tanesi. Sadece kol saati değil cep saatlerine de olan ilgisi özel parçalara da önem verdiğini gösteriyor. Postlarda bir çok marka saat mevcut. Cep saatlerinde TCDD, Aerowatch, Mondaine gibi bir çok marka var. Aralarda olan kol saatlerinde de ufak bir detay var; o da daha öncesinden bildiğimiz micro brand sevgisi.

@CMYLMZ Sadece büyük markalarla kalmayıp micro brandlere de önem veriyor. Burada gördüğümüz micro brand ise Straton. Straton Speciale, klasik otomobillerden ve 1970’lerin motor sporları ruhundan ilham alan, kendine özgü “televizyon” tarzı kasasıyla dikkat çeken bir kronograf saattir. Bu retro tasarım, markanın kurucusu Kyle Schut’un kişisel otomobil tutkusundan, özellikle de 1977 model Alfa Romeo Alfetta GT’sinden derin izler taşır. Mekanizma olarak ise ETA Valjoux 7750 ya da Seiko VK67 mekanizması kullanılıyor. Bu seçimi tamamen kullanıcılara bırakmaları da kullanıcılarla olan aralarındaki bağı güçlendiriyor. Retro ve yarışçı ruhunu tamamlayan, genellikle delikli (rally) deri kayışlarla birlikte sunulur.

Frederique Constant Haeley

Cem Yılmaz'ın taktığı Frederique Constant Haeley

Frederique Constant, Citizen Watch Group firmasına bağlı olan bir İsviçre markası olduğunu daha önce de anlatmıştık ama bir daha öğrenebiliriz 🙂 Cem abi’nin kolunda gördüğümüz versiyon dress watch olarak tanımlayabileceğimiz Healey modeli. Frederique Constant, 2004’ten beri Austin Healey ile iş birliği yapıyor. Bu modelde ise vintage otomotiv markası olan Austin Healey için özel bir koleksiyon geliştirdiler. 1888 adet üretimiyle beraber dönemin vintage çizgilerini yansıtan bir saat olarak tanımlasak yanlış olmaz. Bir çok saat markasının otomotiv dünyasıyla olan iş birliklerini görüyoruz. Fakat Frederique Constant, burada bir farklılık yaparak vintage tarafa kayıyor. Bu da aslında pazarlamada nişe odaklanmanın güzel bir örneği diyebiliriz. Saat 40mm kasa çapına sahip. Ralli kordon dediğimiz türde bir deri kayış tercih edilmiş. Kadranda mat yeşil, saniye kolu ve Chronometer yazısında ise kırmızımsı bir ton tercih edilmiş. Saat genel anlamda zarif bir duruşa sahip. Saatte Sellita markasının, SW-200 tabanlı Frederique Constant tarafından geliştirilen FC-301 adlı kalibre tercih edilmiş. Bu mekanizma ayrıca kadranda da Chronometer yazısından anlayacağımız üzere COSC sertifikasına sahip. Yani zaman tutmada harika değerleri mevcut. Mekanizma 38 saat güç rezervine sahip. Ayrıca 28800 vuruşlu(daha akıcı bir saniye) 26 jewels’ı bir olan mekanizma. Kutusu da ayrı şahane. Figür olarak odanızda kullanabilirsiniz.

Trafford Watch Co / Crossroads – Bauhinia

Cem Yılmaz'ın taktığı Trafford Watch Co / Crossroads – Bauhinia

Trafford’u çok duyduğunuzu düşünmüyorum. Genellikle çok bilinmeyen kendi çapında saatler üreten bir microbrand diyebiliriz. Aslen Kuzey İngiltere’li olan kurucusu Nathan, Austin’de yaşıyor. Şirketin merkezini Austin Teksas olarak söyleyen Nathan, Austin’in enerjisinden ilham alarak maceracı ve özgün parçalar yarattığını belirtiyor. Ayrıca kendilerine ilham olarak Acele Etmeyin sloganıyla hayattan keyif almaya, her anın tadını çıkarmaya odaklanmışlar. Ayrıca kaliteye de öncelik verdiklerini belirtiyorlar. Saate ilk baktığımızda kare bir kasa görüyoruz. Bu kare kasada bir farklılık olarak yandan baktığımızda bir eğrilik mevcut. Bu eğrilik aslında kare kasanın bileğe daha iyi oturmasını sağlayan ufak bir detay olarak söyleyebiliriz. Trafford Watch, bu eğriliği bir ufuk çizgisi olarak tanımlıyor. Kadrana rengi olarak

@CMYLMZ abi pembe tonlu versiyonunu tercih etmiş. Kadrana detaylı baktığımızda sunburst dediğimiz işçilik mevcut. Sunburst ışığın bir çok yönünü farklı şekilde yansıtabiliyor. Bununla beraber de BGW9 Swiss Super LumiNova fosfor kullanılarak mavi fosforla da kadranı güçlendirmişler. Safir cam ile de destekleyerek çizilmeye karşı dayanıklılık sağlanmış. Mekanizma olarak Citizen markasının halka sunduğu Miyota’nın 9039 kalibresi mevcut. 9039, diğer Miyota mekanizmalara göre iyi özelliklere sahip. 9039 kalibresi 42 saat güç rezerviyle beraber 28800 vph değerine sahip. Günlük sapma değerleri ise günde -10 ~ +30 saniye olarak belirlenmiş. Genellikle Miyota’da karşılaştığımız değerler. Kayış olarak ise İtalyan süet deri kayış mevcut. Genellikle micro brandlerde deri kayışlarda İtalyan tercih ediliyor. Bir çok markada görebilirsiniz. Fakat Trafford diğerlerinden farklı olarak kayışın arkasında illüstrasyonlar yapıyorlar. Bu da farklı olmalarını sağlıyor. Fiyat olarak ise Trafford bu saati için 649 Dolar olarak belirlemiş.

Seiko Presage SPB437J Limited Edition

Cem Yılmaz'ın taktığı Seiko Presage SPB437J Limited Edition

Seiko, Presage serisinde bir çok yenilikleri beraberinde de getiriyor. Her koleksiyonuna yaptığı Limited Edition’ları Presage serisinde de yapmış. Bu Limited Edition’ın her seride olduğu gibi bir anlamı var. Studio Ghibli animasyon şirketinin Nausicaä of the Valley of the Wind filmine atıfta bulunan bir Presage. Cam olarak safir cam tercih edilmiş. Mekanizma olarak 72 saat güç rezervine sahip 21600 vuruşlu 6R51 mekanizması kullanılmış.

Grand Seiko SLGH021G

Cem Yılmaz'ın taktığı Grand Seiko SLGH021G

Grand Seiko’yu Seiko markasının en üst işçiliğini vaad eden üst segment bir marka olarak tanımlayabiliriz. Herkesin usta olarak giremediği ve çok yıllar çalışması gerektiğine dair yazılar da okumuştum. Grand Seiko markası kadran işçiliğiyle beraber mekanizmasındaki zaman tutmasıyla da kendini belli eder. Bu fotoğrafta gördüğümüz ise Evolution 9 koleksiyonundan 1000 adet limitli üretimi olan bir model. Grand Seiko, kadranki deseni Japonya’daki Genbi Vadisi’nin manzarasının güzelliğini ve doğal anıt yeri olmasını resmettiğini söylüyor. Grand Seiko’nun kendini diğer markalardan ayırdığı nokta da bu. Her kadranın bir hikaye yakalamanız mümkün. Çelik olarak normal paslanmaz çelik diyebiliriz ama Grand Seiko burada en yüksek korozyon direncine sahip olan Ever brilliant steel dediği bir çelik malzemesi kullandığını söylüyor. Bu hem kasada hem de bilezikte kullanılmış. Ever brilliant çeliğinin belli işlemlerden sonra kazandığı beyazımsı parlaklığı canlı bir yeşil rengiyle de kombinleyerek ortaya harika bir saat çıkarmışlar. Kalibre olarak Grand Seiko’nun göz bebeklerinden olan 80 saat güç rezervine sahip 36000 vuruşlu Kalibre 9SA5 kullanılmış. Bununla beraber de 10 bar su direncine sahip ve kilitli tepe tercih edilmiş.

Citizen Tsuyosa

Cem Yılmaz'ın taktığı Citizen Tsuyosa

Tsuyosa’dan çok bahsettim. Baştan hepsini tekrar anlatmayayım. Gördüğünüz Tsuyosa serisinin bronz kasa ve kırmızı kadran versiyonu. Safir cama sahip her koleksiyonda denk geldiğimiz bir saat. Yazılara da buradan bakabilirsiniz. Saat zevkine hayranım. Her bütçeden çok güzel seçimleri var.

Sinn U50 DS

Cem Yılmaz'ın taktığı Sinn U50 DS

@CMYLMZ Sinn markasının Tegiment malzemesiyle yapılan U50 DS modelini kullanıyor. Sinn, kendisini sağlamlığıyla ön plana çıkaran bir Alman markası. Modern bir tool watch markası olarak konumlandırıyorlar. Saat profesyonel bir dalgıç saati olarak geçiyor. Safir cam ve otomatik mekanizmaya sahip. Mekanizma olarak Sellita markasının Sw300-1 mekanizması kullanılıyor. Tegiment malzemesi uygulanan materyalin yüzey sertliğini 6 kat daha fazla artırıyor. Sinn hikayesi ve malzemelerinin hikayesi burada bitmemeli onu ayrıca yazalım.

Tissot Heritage 1973

Cem Yılmaz'ın taktığı Tissot Heritage 1973

Tissot markasının giriş seviye İsviçre markalarında harika bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Gerçekten her saatini çok beğeniyorum.

@CMYLMZ da Tissot’nun kronograf modeli olan Heritage 1973 modelini tercih etmiş. Beyaz kadran üstüne siyah kronograf özellikleriyle donatılmış. Diğer adıyla panda kadran dediğimiz bir model. Yastık bir kasaya sahip. Mekanizmada Valjoux 7753 tercih edilmiş. Otomatik mekanizmaya sahip Heritage modeli 60 saatlik güç rezervine eşlik ediyor. Kasa 316L paslanmaz çelik. Eski dönemin yarışlarına özel olarak yapılan bu model aslında eski yarış dönemine göz kırpıyor. İsmindeki tarihe özel 1973 adet limitli üretim yapılmış. 43mm kasa çapıyla heybetli bir görünüme sahip.

IWC Portugieser Perpetual Calendar 44

Cem Yılmaz'ın taktığı IWC Portugieser Perpetual Calendar 44

IWC, köklü ve saat dünyasında bir çok yenilik getiren bir marka olarak söyleyebiliriz. Özellikle son yıllarda çıkardıkları saatlerle beğenileri toplamaya devam ediyor. Buradaki ilk fotoğrafta gördüğümüz saat ise IWC’nin belki de en güzel saatlerinde ilk 10’a girecek bir model demek yanlış olmaz. Saatin kasası IWC’nin Armor Gold ismini verdiği 18 ayar altından oluşuyor. IWC, Armor Gold’u şöyle tanımlıyor; Geleneksel 5N altına göre daha sert ve aşınmaya karşı dayanıklı özel bir altın türü. Saat 44mm kasa çapına sahip ve timsah derisi bir kayış eşlik ediyor. Bunlarla beraber saat bir çok komplikasyona sahip. Saatte double moon, gün, hafta, yıl, tarih, ay gibi… Tabii ki en önemlisi de Sonsuz Takvim olarak adlandırılan Perpetual Calendar komplikasyonu da saati en özel kılan özelliklerden bir tanesi. Saati bir dress watch olarak tanımlayabiliriz. Bu sebeple de su bar direnci 5 ATM olarak yapılmış. Genellikle dress watchlarla karşılaştığımız bir oran aslında. Saate genel anlamda baktığımızda tam bir gömlek saati olarak söylesek yanlış olmaz. Ben özelliklerde fotoğraflarda gördüğünüz mavi versiyonuna ayrı bayılıyorum. Ama bu saatteki siyah deri ve altın uyumu da kendini fazlasıyla ön plana çıkarmış.

Louis Erard x Massena Lab Edition

Cem Yılmaz'ın taktığı Louis Erard x Massena Lab Edition

Niş saat seçimleriyle bildiğimiz @CMYLMZ bu sefer de az bilinen ama güzel bir tasarıma sahip karşımıza çıkmış. Saatin rengi, kolda duruşu, sub kadranlarla beraber çok güzel bir tasarıma sahip Louis Erard x Massena Lab Edition, regülatör mekanizmasıyla horoloji dünyasında kendine yer ediyor. Güzel bir sarımsı tonu ve beyaz alt kadranlarıyla harika uyum yakalamış olan bu saat ayrıca GPHG ödülüyle de kendini ayrı bir yere konumluyor. İçerisinde Sellita SW266-1 mekanizması saate güç veren konumda. 42mm kasa çapıyla biraz büyük ama çoğu bilekte iyi duracak proporsiyonuyla harika bir saat ortaya çıkmış diyebiliriz. Louis Erard x Massena Lab Edition saati ayrıca 178 tane üretilmiş limited edition bir saat.

Omega Speedmaster Chronoscope – 329.30.43.51.02.002.

Cem Yılmaz'ın taktığı Omega Speedmaster Chronoscope –  329.30.43.51.02.002.

Omega Speedmaster Chronoscope 329.30.43.51.02.002, Speedmaster ailesinin içinde bile ayrı bir karakter taşıyor. Çünkü burada mesele yalnızca kronograf olmak değil. Tachymeter, telemeter ve pulsometer gibi tarihsel ölçüm ölçeklerini tek bir kadranda toplayıp 1940’ların bilimsel kronograf estetiğini modern Omega mühendisliğiyle birleştirmek. 43 mm’lik kasa, Co-Axial Master Chronometer kalibre 9908 ve yaklaşık 50 metre su direnci bu modeli sadece nostaljik değil, aynı zamanda güncel teknik standartlara da bağlı kılıyor. Ben bu saati Cem Yılmaz çizgisinde, esprisi olan ama oyuncak olmayan saatlerden biri olarak görüyorum. Kalabalık görünen ama bilgi taşıyan kadranı, saate bakan kişinin gerçekten neye baktığını bilmesini isteyen bir tavır sergiliyor. Chronoscope Daha entelektüel, daha niş ve bence daha sohbet açıcı.

H. Moser & Cie. Pioneer Centre Seconds

Cem Yılmaz'ın taktığı H. Moser & Cie. Pioneer Centre Seconds

H. Moser & Cie. Pioneer Centre Seconds, bağımsız saatçiliğin günlük hayata en rahat karışan yüzlerinden biri. Moser’ın genel dili çoğu zaman minimal ama sofistike; Pioneer ise bunu daha sportif, daha dayanıklı ve daha tak çık bir çerçeveye taşıyor. Koleksiyonun 12 ATM su geçirmezlik, Super-LumiNova ve in-house otomatik HMC 200 ya da yeni varyasyonlarda HMC 201 kalibreyle gelmesi, saatin sadece güzel görünmek için var olmadığını gösteriyor. Bende bıraktığı his şu: Bu saat, logosu bağırmadan kaliteyi hissettirenlerden. Kadrandaki fumé tonlar Moser’ın imzası. Kasa formu ise günlük kullanımın gerçekliğiyle barışık. Cem Yılmaz gibi ekran önünde de sosyal hayatta da kendine ait bir tonu olan biri için Pioneer Centre Seconds çok doğru bir seçim çünkü ben saat biliyorum demeden bunu belli ediyor.

Cartier Tank Anglaise

Cem Yılmaz'ın taktığı Cartier Tank Anglaise

Cartier Tank Anglaise, saat dünyasında zarafet kelimesini ezbere kullananlardan çok, onun ne anlama geldiğini bilenlerin seçtiği modellerden biri. Tank ailesinin kökü Louis Cartier’nin 1916 tasarımına uzanırken, Tank Anglaise bunu kasaya entegre edilmiş taç ve bilezikle daha akıcı, daha mimari bir forma taşıyor. Büyük modelde otomatik mekanizma, 39.2 x 29.8 mm ölçüler ve 30 metre su direnciyle geliyor; ama bu saatin asıl gücü teknik tabloda değil, çizgisinde yatıyor. Roman rakamlar, mavi kılıç ibreler, gümüş flinqué kadran ve o gövde içine çekilmiş taç, Cartier’nin saatte mücevher zarafetiyle mekanik ciddiyeti nasıl buluşturduğunu anlatıyor. Benim gözümde Tank Anglaise, Cem Yılmaz’ın sadece spor ya da büyük kasa saatler değil, sessiz ama çok güçlü tasarım ikonları da sevdiğini gösteren parçalardan biri.

Rolex Daytona Çelik Altın – 116503

Cem Yılmaz'ın taktığı Rolex Daytona Çelik Altın – 116503

Rolex Daytona çelik-altın 116503, Daytona evreninin en görünür ama aynı zamanda en yanlış anlaşılan referanslarından biri. Pek çok kişi Daytona denince ya tam çelik ya da tam altın modelleri konuşur oysa Rolesor diye geçen çelik ve sarı altın karışımı 116503, Daytona’yı daha sıcak, daha gösterişli ve daha gündelik lükse yakın bir çizgiye taşır. 40 mm kasa, sarı altın takimetre bezeli, Oyster bilezik ve Calibre 4130 ile gelen bu referans, tam anlamıyla yarış kronografı ile kuyumcu disiplininin ortasında durur. Ben bu modeli Cem Yılmaz’ın saatlerinde gördüğüm o hafif ironik şıklıkla çok örtüştürüyorum. Çünkü Daytona zaten ikonik. Ama iki tonlu 116503, o ikonun daha az steril, daha daha hayatın içine karışmış, daha karakterli versiyonu gibi. Herkeste çelik Daytona konuşulurken iki tonlu Daytona takmak, zevk beyanıdır.

Audemars Piguet – Edward Piguet

Cem Yılmaz'ın taktığı Audemars Piguet – Edward Piguet

Audemars Piguet’nin kurucularından olan Edward Auguste Piguet’ye ithaf eden koleksiyonuna hoş geldiniz. İlk 1990’larda tanıtılan Edward Piguet koleksiyonu genel anlamda Art Deco tarzıyla ön plana çıkıyor. AP’nin o dönemlerde daha klasik ve zarif çizgisini temsil eden serilerinden birisi olarak (söylenene göre) 2010’lu yıllarda üretimi kalkmış ve discontiuned olmuştur. Bu koleksiyonda tourbillon, perpetual calender yüksek komplikasyonlu saatler de yer alır. Ayrıca içerisinde moss agate(yosun akik) gibi değerli taşlı(ekteki diğer fotoğraf) saatlere de yer verilmiş. Her yönden çok zevkli bir koleksiyon ve her yönden Cem Yılmaz zevkine yarışır bir saat.

Christopher Ward – C1 Jump Hour Mk V

Cem Yılmaz'ın taktığı Christopher Ward – C1 Jump Hour Mk V

Christopher Ward C1 Jump Hour Mk V, klasik saat meraklısını bir anda dijital görünümlü mekanik bir problemle baş başa bırakan modellerden. Jump hour komplikasyonu zaten başlı başına niş bir alan. Christopher Ward bunu JJ01 modülüyle geri getirirken çok katmanlı, safir detaylı ve yoğun lume kullanılan son derece çağdaş bir kadran mimarisi kurdu. Markanın kendi anlatımında dört katmanlı kadran, safir dakika ibresi ve çok seviyeli konstrüksiyon öne çıkarken, bağımsız incelemelerde de bu modelin mekanik bir göstergeyi çağdaş tasarımla yeniden heyecanlı hale getirdiği vurgulanıyor. Ben bu saati Cem Yılmaz evreninde çok anlamlı buluyorum çünkü burada saat yalnızca zamanı göstermiyor; sahneye çıkıyor. Biraz fütüristik, biraz konsept, biraz da “bunu seçen adam düz bir üç ibreli saatle yetinmez” hissi veriyor.

Omega Aquaterra

Cem Yılmaz'ın taktığı Omega Aquaterra

Omega Aqua Terra, referans vermeden bile saat meraklısının zihninde bir şey uyandıran ender isimlerden biri. Çünkü Aqua Terra uzun süredir GADA denilen, yani her yere giden saat fikrinin en güçlü adaylarından biri. Omega’nın 150 metre su direnci, Co-Axial Master Chronometer standardı, dengeli kasa ölçüleri ve sportif-dress arası kurgusuyla Aqua Terra’yı bu kadar kalıcı kılan şey tam da bu denge. Ne tamamen dalış saati kadar agresif, ne saf bir dress watch kadar kırılgan. İkisinin arasında çok rafine bir noktada duruyor. Benim için Cem Yılmaz’ın Aqua Terra takması, saat tercihinin sadece ikon kovalamaktan ibaret olmadığını gösteriyor. Çünkü Aqua Terra, bilenin saygı duyduğu ama gösteriş için en kolay okunmayan saatlerden biri. Bu da onu daha kişisel, daha bilinçli bir seçim haline getiriyor.

Sinn 556

Cem Yılmaz'ın taktığı Sinn 556

Sinn 556, Alman saatçiliğinin işlevsellikten doğan estetiğini belki de en temiz anlatan modellerden biri. Sinn’in kendi tanımıyla seri, pilot ve cockpit saatlerinden gelen yüksek okunabilirlik dilini taşırken sade kadran, güçlü kontrast ve günlük kullanıma çok uygun yapı öne çıkıyor. Güncel 556 varyasyonlarında 20 bar basınca dayanıklılık ve düşük basınca karşı direnç gibi teknik nitelikler de özellikle vurgulanıyor. Ben 556’yı listede gördüğümde en çok şunu düşünüyorum: Saat zevki gerçekten kuvvetli olan biri, bazen masadaki en pahalı parçayı değil, en dürüst parçayı seçer. Sinn 556 tam olarak o dürüst saat. Süslü değil, iddialı değil, ama karakterli. Cem Yılmaz’ın böyle bir model takması, koleksiyonda sadece vitrinlik parçalar değil, özü sağlam günlük saatler de olduğunu gösteriyor.

Farer Moonphase Burbidge

Cem Yılmaz'ın taktığı Farer Moonphase Burbidge

Farer Moonphase Burbidge, ay fazı komplikasyonunu klasik, ciddi ve biraz da yaşlı bulan herkese verilmiş çok renkli bir cevap gibi. Farer’ın Moonphase koleksiyonu, elde boyanmış ay diski ve İsviçre yapımı, elle kurmalı Sellita SW288-1 M a kalibreyle bu geleneksel komplikasyonu çok daha canlı bir zemine taşıyor. Burbidge özelinde mavi tonlar, bazen Eastern Arabic rakamlı sürümde gördüğümüz daha karakterli tipografi ve genel Farer cesareti saati bir mikro marka denemesi olmaktan çıkarıp sahici bir tasarım nesnesine dönüştürüyor. Ben bu modeli Cem Yılmaz çizgisinde, mizahla uyumlu bir saat olarak okuyorum. Çünkü ay fazı komplikasyonu burada romantik olmaktan çok yaratıcı. Ciddiyetini koruyor ama yüzünde hafif bir sırıtış da var.

Bulova Super Seville

Cem Yılmaz'ın taktığı Bulova Super Seville

Bulova Super Seville, 1970’lerin TV kasa estetiğini bugüne taşıyan ama bunu nostalji oyunu olmaktan çıkaran modellerden. Bulova’nın resmi anlatımında koleksiyon, 1970’lerdeki Super Seville Day-Date’ten ilham alıyor ve bunu Precisionist teknolojisiyle güncelliyor. 38 mm kasa, entegre hissi veren bilezik, oluklu bezel ve bazı varyasyonlarda 262 kHz yüksek frekanslı Precisionist mekanizma, özellikle saniye ibresindeki akıcılıkla quartz önyargısını kıran bir deneyim sunuyor. Ben bu saatin Cem Yılmaz repertuvarında olmasını çok doğal buluyorum. Çünkü Super Seville, hem biraz camp, hem biraz retro-fütürist, hem de kendini fazla ciddiye almayan bir lüks fikri taşıyor. Tam da bu yüzden bir koleksiyonda nefes aldıran parçalardan biri oluyor.

Awake Son Mài – Fragments – Blue

Cem Yılmaz'ın Taktığı Saatler
Cem Yılmaz’ın Taktığı Saatler

Awake Son Mài Fragments Blue, klasik İsviçre saatçiliği alışkanlıklarının dışına çıkan ama bunu yüzeysel bir renk oyununa indirgemeyen çağdaş modellerden biri. Resm, ürün sayfası ve bağımsız incelemeler, bu modelin Vietnam lak işçiliği, sedef parçaları ve yaklaşık 15 saatlik manuel kadran üretimiyle öne çıktığını söylüyor. Mavi varyantta deniz derinliğini andıran ton geçişleri ve ışıkla yaşayan yüzey, saati sadece zaman gösteren bir nesne olmaktan çıkarıp neredeyse taşınabilir bir sanat objesine dönüştürüyor. Ben bu modeli horoloji açısından önemli buluyorum çünkü mekanik saat sevgisinin yalnızca İsviçre geleneklerine kapanmak zorunda olmadığını hatırlatıyor. Cem Yılmaz gibi görsel kültürü kuvvetli biri için de bu tür bir saat, teknikten çok hikâyeyle de bağ kurduğunu gösteriyor.

Cem Yılmaz’ın yanında ki kişi Bilekteki Tarih olarak bilinen Erk Koçak’tır. Kendisiyle de tanışırız ve onun bir Youtube videosunda benim de çıkmışlığım var sağ olsun 🙂 Erk abi’ye selamlar.

Straton Curve Chrono MKII

Cem Yılmaz'ın taktığı Straton Curve Chrono MKII

Straton Curve Chrono MKII, otomobil kültürü ile kronograf saat tasarımının birbirini en samimi biçimde tamamladığı mikro marka örneklerinden biri. Straton’un kendi sayfasında bu model 10. yıl için yeniden yorumlanan, retro yarış estetiğini taşıyan, hem meca-quartz hem de bazı sürümlerde otomatik seçeneklerle sunulan cesur bir kronograf olarak tanıtılıyor. 42 mm ve 39.5 mm gibi iki boy seçeneği, eğrisel kasa dili ve yarış pistini çağrıştıran renk kombinasyonları, saati saf horolojik ciddiyetten çok sürüş hissi üzerine kuruyor. Ben bu modeli Cem Yılmaz’ın saatleri içinde keyif unsuru yüksek parçalardan biri olarak görüyorum. Çünkü bu saat, ben ciddi koleksiyonerim diye bağırmıyor. Ben saatten keyif alıyorum diyor. Bazen iyi zevk tam olarak budur.

Başka bir Vintage & Micro Brand Koleksiyonu

Cem Yılmaz'ın taktığı Başka bir Vintage & Micro Brand Koleksiyonu

Seiko 6139 Pogue

Cem Yılmaz'ın taktığı Seiko 6139 Pogue

1972 yılında 60-70 dolara alınan bir saat nasıl isim yapacaktı? Nasa astronotu Albay Pogue, skylab 4 uzay eğitimi alırken yanında bir Seiko bulunduruyordu. O dönemlerde Nasa uzay yolculuğunda astronotun yanında götürülecek her eşyayı ince eleyip sık döküyordu. Hepimiz Omega Speedmaster’ı bir uzay saati olarak biliriz. Fakat aslında Nasa’nın onaylamadığı ama Albay Pogue’un kendi insiyatifini kullanarak yanında götürdüğü bir otomatik kronograf Seiko da vardı. Pogue, görevdeyken Speedmaster’ı da kolunda bulundursa da Seiko 6139 Pogue modelini sağ bileğine takarak her iki saatiyle görevini gerçekleştirdi. Eğitimlerinde Seiko 6139 Pogue modelini çok kullanan Albay, Seiko’suna güveniyor ve her özelliğinden faydalanmayı istiyordu. İşte Seiko Pogue hikayesi böyle başladı… O dönemde otomatik kronograf saatler yeni yeni kendini göstermeye çalışıyordu. Hatta söylenene göre Zenith El Primero otomatik kronograf saati ilk otomatik kronograf olarak bilinse de Seiko Pogue modeli ondan önce çıktığı da söyleniyor. Belki de dünyanın ilk otomatik kronograf saati diyebiliriz. Saat kaplumbağa tarzı dediğimiz kasa yapısına sahip. Sarı renk kadranıyla da ön plana çıkıyor. Bununla beraber mavi kırmızı Takimetre bezeli ile de güzel bir renk kombinasyonu sağlanmış. Bununla beraber saatte yukarıda da bahsettiğimiz gibi kronograf özelliği bulunuyor. Kullanılan 6139 Pogue, Astronaut Scholarship Foundation için Heritage Auctions tarafından 7 Ekim 2008’de 5975 dolara satıldı. Şu anda piyasada genellikle after market dediğimiz sonradan yapılma versiyonlarını görmeniz çok olası. Almayı düşünürseniz dikkat edin derim 🙂 Bu saatin harika hikayesi olması saati almak için de ayrıca bir motivasyon sağlıyor. Unutmadan da harika saatleriyle genellikle yazılarımıza konu olan

@CMYLMZ bu saati de bileğinde taşıyor. Hatta dün attığı storyde bakımını yeni yaptırmıştı. Ekte daha öncesinde bu saatiyle attığı postu da paylaştım 🙂

Jaeger Le-Coultre Reverso

Cem Yılmaz'ın taktığı Jaeger Le-Coultre Reverso

Jaeger-LeCoultre Reverso, saat tarihinin yalnızca en ikonik kasalarından biri değil; aynı zamanda fonksiyonun estetiğe dönüştüğü en güçlü örneklerden biri. Reverso’nun hikâyesi, Hindistan’daki polo oyuncularının kadranı darbelerden koruma ihtiyacından doğuyor ve dönebilen kasa fikri zamanla tam bir Art Deco simgesine dönüşüyor. Jaeger-LeCoultre bugün Reverso’yu saf tek yüzlü modellerden Duo ve Duetto gibi teknik varyasyonlara kadar geniş bir aile olarak yaşatıyor. Benim için Cem Yılmaz’ın bir Reverso takması çok şey anlatıyor çünkü Reverso kolay bir saat değildir. Onu seçmek biraz tarih, biraz tasarım, biraz da “sessiz otorite” seçmektir. Yuvarlak kasa kalabalığı içinde dörtgen bir ikon takmak, saatten sadece parıltı değil, kültür de beklediğini gösterir.

IWC Big Pilot IW502618

Cem Yılmaz'ın taktığı IWC Big Pilot IW502618

IWC Big Pilot IW502618, bu listedeki en kokpit enstrümanı hissi veren modellerden biri. Erişilebilir veri kaynaklarında bu referansın 46 mm çelik kasa, otomatik Calibre 51614 ve 2010 çıkışlı, 250 adetle sınırlı bir Big Pilot Perpetual Calendar varyantı olduğu, turuncu rakam ve detaylarla ayrıştığı belirtiliyor. Big Pilot ailesi zaten ölçek, okunabilirlik ve havacılık DNA’sı üzerine kurulu. Bu referans ise buna limitli üretm ve daha karakterli renk dokunuşları ekliyor. Ben bu saatin Cem Yılmaz’da karşılık bulmasını, onun büyük kasa saati yalnızca gösteriş için değil, atmosfer için de sevdiğinin işareti olarak okuyorum. Big Pilot takmak bazen saat takmak değildir. Bileğe küçük bir kokpit taşımaktır.

Rolex OP Kırmızı Kadran

Cem Yılmaz'ın taktığı Rolex OP Kırmızı Kadran

Rolex Oyster Perpetual kırmızı kadran, son yılların en çok aranan ama en kısa ömürlü Rolex renk hikâyelerinden biri oldu. Rolex, Oyster Perpetual’ın 2020 yenilemesinde parlak lak kırmızı/coral red dahil cesur renkler sundu. Sonraki yıllarda bu tonların bir kısmı koleksiyondan çıktı ve böylece sade görünen OP, bir anda koleksiyoner iştahını kabartan renkli bir arzu nesnesine dönüştü. Oyster Perpetual’ın esas önemi ise bundan da eski: 1931’den beri markanın su geçirmez, otomatik kronometre kimliğinin temelini temsil ediyor. Ben kırmızı OP’yi Cem Yılmaz’ın saatleri içinde zekice bir seçim olarak görüyorum. Çünkü Rolex içinde en bağırmayan ailelerden biri olan OP, doğru renkle bir anda en konuşkan parçalardan birine dönüşebiliyor. Minimal kasada maksimal karakter.

Farer Endeavour GMT

Cem Yılmaz'ın taktığı Farer Endeavour GMT

Farer Leven Aqua Compressor, Cem Yılmaz’ın taktığı saatler arasında bence en gizli cevher hissi veren modellerden biri olurdu. Çünkü bu saat ilk bakışta renkli ve eğlenceli bir mikro marka dalış saati gibi görünse de, biraz yaklaşınca içinde ciddi bir saatçilik fikri taşıdığı hemen anlaşılıyor. Leven, Farer’ın 2017’de tanıttığı ilk Aqua Compressor üçlüsünün gümüş kadranlı versiyonuydu. Aynı seride Hecla ve Endeavour da vardı. Kasa 41.5 mm çelik, yaklaşık 12.5 mm kalınlıkta ve 300 metre su geçirmezlik sunuyor. İçte döner bezelli çift tepe yapısı ise onu klasik super compressor geleneğine bilinçli bir selam haline getiriyor. Farer’ın bu seride kullandığı çift kubbeli safir cam, iç bezel mimarisi ve su basıncı arttıkça sızdırmazlığı güçlendiren compressor yaklaşımı, saatin sadece stil sahibi değil, teknik olarak da ayakları yere basan bir tool watch olduğunu gösteriyor. İçeride ETA 2824-2 bazlı otomatik mekanizma yer alırken, Leven’in asıl karakteri kadranda ortaya çıkıyor: gümüş güneş ışını finisaj, siyah ve turuncu detaylar, mint tonlu saniye ucu ve yüksek kontrastlı iç bezel, bu saati klasik dalış saatlerinden daha oyuncu ama asla ciddiyetsiz olmayan bir noktaya taşıyor. Benim gözümde Leven’in değeri tam da burada yatıyor. Vintage compressor ruhunu alıyor ama onu nostaljiye boğmadan, çağdaş İngiliz tasarım cesaretiyle yeniden yorumluyor. Cem Yılmaz gibi saat seçimlerinde sadece marka gücüne değil karaktere de önem veren biri için Farer Leven Aqua Compressor çok yerinde bir tercih. Çünkü bu saat ben farklı olayım diye bağırmıyor, ama farklı olduğunu bilen bir özgüven taşıyor.

Rolex Daytona Panda

Cem Yılmaz'ın taktığı Rolex Daytona Panda

Rolex Daytona Panda, yani beyaz kadranlı çelik Daytona, son yılların en popüler çağdaş saat ikonlarından biri olmaya devam ediyor. Güncel resmi model 126500LN, beyaz kadran, kontrast alt kadranlar, siyah Cerachrom bezel ve Oystersteel kasayla geliyor. Yeni nesilde Rolex’in 4131 kalibresine geçmesi, Daytona’nın modern teknik kimliğini daha da pekiştirirken; tasarımın özü hâlâ yarış kronografı, hız ölçümü ve mutlak okunabilirlik fikrine dayanıyor. Ben Daytona Panda’yı Cem Yılmaz cephesinde, koleksiyonun tam isabet popüler ikon tarafı olarak görüyorum. Çünkü bu model o kadar görünür ki onu seçmek risksiz gibi durur. Ama aslında bu kadar görünür bir parçayı gerçekten taşıyabilmek de ayrı bir mesele. Doğru bilekte Panda Daytona, hype değil, referans noktası olur.

Audemars Piguet Royal Oak Offshore Grand Prix

Cem Yılmaz'ın taktığı Audemars Piguet Royal Oak Offshore Grand Prix

Audemars Piguet Royal Oak Offshore Grand Prix, Offshore ailesinin The Beast lakabını neredeyse literal seviyeye taşıyan modellerden biri. AP’nin resmi Offshore anlatısı zaten 1993’ten beri büyük, cesur ve kaslı tasarım üzerine kurulu. Grand Prix varyantı ise bunun yarış otomobillerinden ilham alan, forged carbon ve seramik gibi malzemelerle daha da agresifleşen versiyonu. İkincil piyasa kaynaklarında 26290IO referansının 44 mm kasa ve 3126/3840 kalibreyle anıldığını görüyoruz; dönem incelemeleri de mavi kadran, kırmızı vurgular ve motor sporları estetiğine özellikle dikkat çekiyor. Ben bu saati Cem Yılmaz’ın bileğinde gördüğümde bunun artık sadece saat değil, sahne aksesuarı da olduğunu düşünürüm. Offshore Grand Prix, ince zevkten çok yüksek enerji anlatır. Ama bunu AP seviyesinde yapar.

Jaeger-LeCoultre Grande Reverso Duo – 374.24.21

Cem Yılmaz'ın taktığı Jaeger-LeCoultre Grande Reverso Duo – 374.24.21

Jaeger-LeCoultre Grande Reverso Duo 374.24.21, Reverso fikrinin gezgin ruha açılan kapılarından biri. Güvenilir veri tabanları ve ikincil piyasa kayıtları bu referansı, ön yüzde ana zaman ve büyük tarih, arka yüzde ikinci zaman dilimi ile gece gündüz göstergesi sunan manuel kurmalı bir Grande Reverso Duo olarak listeliyor. JLC’nin resmi Reverso anlatısında da Duo modelleri, tek kasada iki farklı estetik ve iki ayrı zaman bölgesini bir araya getiren teknik bir başarı olarak tanımlanıyor. Benim için bu model, sırf güzel diye değil, kullanışlı olduğu için de sofistike bir saat. Cem Yılmaz’ın böyle bir Reverso Duo takması, koleksiyonda salt ikonların değil, komplikasyon zekâsı olan parçaların da yer aldığını gösteriyor.

King Seiko Vanac SLA083J1

Cem Yılmaz'ın taktığı King Seiko Vanac SLA083J1

King Seiko VANAC SLA083J1, Seiko’nun kendi tarihine sadece saygı duruşu yapmadığını, onu güncel bir tasarım enerjisine dönüştürdüğünü gösteren çok iyi bir örnek. Resmi Seiko sayfasına göre VANAC, 1972-1976 arasında var olan efsanevi serinin dönüşü; 41 mm çelik kasa, 8L45 otomatik kalibre, 72 saat güç rezervi ve güçlü geometrik çizgilerle geliyor. Kutu formunda safir cam ve özgün kasa profili, bu modelin vintage referansa bakıp onu birebir kopyalamadığını, ruhunu çağdaş ölçülerle yeniden kurduğunu hissettiriyor. Ben bu saati listede görünce çok seviniyorum çünkü Cem Yılmaz’ın zevkinin sadece İsviçre merkezli olmadığını kanıtlıyor. King Seiko VANAC, bilenin çok takdir ettiği ama ana akım gösterişe fazla oynamayan, rafine bir karşı duruş gibi.

Seiko Baby Panda Chronograph – VWS-3197

Cem Yılmaz'ın taktığı Seiko Baby Panda Chronograph – VWS-3197

Seiko Baby Panda Chronograph – VWS-3197, listedeki en tatlı vintage sürprizlerden biri. Burada VWS-3197 ifadesi daha çok vintage satış kodu gibi dolaşsa da, doğrulanabilen kaynaklar saati 1970’lerin Seiko 6138B tabanlı, yaklaşık 39.5 mm kasalı, otomatik Baby Panda kronografı olarak gösteriyor. 6138 ailesi zaten Seiko’nun otomatik kronograf tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri ve panda düzeni bu modelleri bugün hala çok aranan vintage parçalar haline getiriyor. Ben bu saati Cem Yılmaz çizgisinde çok anlamlı buluyorum çünkü burada artık marka prestijinden çok, koleksiyoncu hafızası devreye giriyor. Vintage Seiko Baby Panda takmak, saatten sadece bugünü değil, dönemi de sevdiğini anlatır. Ve dürüst olmak gerekirse, bazı eski Seiko’ların bilekte bıraktığı samimiyeti çok az modern saat verebiliyor.

Seiko Prospex Alpinist SPB121J

Cem Yılmaz'ın taktığı Seiko Prospex Alpinist SPB121J

Seiko Prospex Alpinist SPB121J, Cem Yılmaz’ın taktığı saatler içinde benim en sevdiğim sessiz karakterlerden biri olurdu. Çünkü bu saat, bağırmadan iz bırakmayı bilen modellerden. Seiko’nun Alpinist çizgisi 1959’daki Laurel Alpinist’e kadar uzanıyor ve marka bugün bile bu modeli dağlardan şehre taşınan, macera ile günlük hayat arasındaki çizgiyi çok iyi kuran bir spor saat olarak anlatıyor. SPB121J1 özelinde 39.5 mm çelik kasa, 13.2 mm kalınlık, büyüteçli safir cam, iç pusula bezeli, kilitli tepe ve 20 bar su geçirmezlik gibi detaylar, saatin yalnızca nostaljik görünmek için tasarlanmadığını net biçimde gösteriyor. İçeride çalışan 6R35 otomatik kalibre ise yaklaşık 70 saat güç rezerviyle bu saati haftasonu çıkarıp pazartesi yeniden taktığında bile ritmini koruyan gerçek bir günlük mekanik arkadaşa dönüştürüyor. Benim gözümde Alpinist’in asıl gücü tam da burada: ne tam bir field watch kadar sert, ne de klasik bir dress watch kadar kırılgan. Yeşil kadranı, altın tonlu indeksleri ve kahverengi deri kayışıyla sıcak bir vintage hissi veriyor ama modern Prospex dayanıklılığını da bırakmıyor. Cem Yılmaz gibi hem rafine hem oyunbaz seçimler yapan biri için Alpinist çok doğru bir tercih. Çünkü bu saat lüksten çok zevk, gösterişten çok karakter anlatıyor.

Rolex GMT-Master || Saru – 116748

Cem Yılmaz'ın taktığı Rolex GMT-Master || Saru – 116748

Rolex GMT-Master II SARU 116748 ise bence Cem Yılmaz’ın saat zevkindeki en teatral ama aynı zamanda en niş bilen anlar tarafı temsil ediyor. GMT-Master II ailesi zaten Rolex’in dünyaya bağlılık, seyahat ve ikinci zaman dilimi fikri üzerine kurduğu en ikonik tool watch hatlarından biri. Rolex’in kendi anlatımında model, bağımsız ayarlanabilen saat ibresi, 24 saat ibresi ve döner bezel sayesinde aynı anda ikinci bir zaman dilimini okumaya izin veriyor. 116748 SARU referansı ise bu işlevsel havacılık mirasını neredeyse kuyumcu seviyesinde bir ihtişamla yeniden yorumluyor. 40 mm 18 ayar sarı altın kasa, siyah lake kadran, Oyster bilezik, otomatik Calibre 3186 ve elmas, safir ve yakut taşlarla bezeli döner bezel bu saati klasik GMT-Master II çizgisinden çok daha gösterişli bir yere taşıyor. Phillips’in katalog notlarında da 116748’in, yakut-safir-elmas bezelli SARU geleneğini yeni kasa ve mekanizmayla sürdüren, bugün artık discontinued kabul edilen özel bir yorum olduğu belirtiliyor. Ben bu saati yalnızca pahalı bir Rolex olarak okumuyorum; burada asıl mesele, spor saat kökenli bir ikonun mücevher cesaretiyle yeniden yazılması. Cem Yılmaz gibi sahne ışığını taşıyabilen bir figürde de SARU tam bu yüzden çalışıyor: teknik olarak GMT, görsel olarak tam bir statement piece.

Berk Öztoprak

Berk Öztoprak

Ben Berk Öztoprak, 12 yıldan fazladır dijital sektörde çalışıyorum. Bu dijital deneyimlerimle beraber en sevdiğim hobim olan mekanik saatler, X(Twitter)'te başladığım saat haberleri serüvenim artık bir medyaya dönüşsün istedim. Artık bütün sosyal mecralar ve Bersenti'de yazıyorum.

Bir yanıt yaz

Your email address will not be published.


Bu Yazıları Kaçırma

Fiona Krüger tasarımı Tasaki yüz temalı saat modeli

Face Of Tasaki – Fiona Krüger

Siz hiç yollara benzeyen mekanizma tasarımı görmüş müydünüz? Her şey
Doğal taş kadranlı Rolex GMT-Master II saat detay görseli

Doğal Taş Kadranlı Rolex GMT-Master II

Rolex WW 25’te özel taş kadrana sahip bir saat duyurmuştu!