Ryan Reynolds Hangi Saatleri Takıyor? Rolex, Journe ve Daha Fazlası
Ryan Reynolds’ın saat koleksiyonu, Hollywood’un en ilgi çekici ünlü saat koleksiyonlarından birine dönüşüyor. Deadpool yıldızının bileğinde yıllar içinde Piaget, Omega, Rolex ve Panerai gibi köklü markalar görülürken, özellikle 2026 itibarıyla tercihleri çok daha derin bir horoloji merakına işaret etmeye başladı. A. Lange & Söhne Odysseus, F.P. Journe Chronomètre à Résonance, Roger W. Smith Series Two ve vintage Rolex Daytona “Paul Newman” gibi koleksiyoner dünyasında önemli yere sahip saatlerle görüntülenen Reynolds’ın saatlere yaklaşımı da dikkat çekici biçimde değişmiş durumda. 2016’da Piaget’in global marka elçisiyken bir saatte önceliğinin zamansız tasarım, şıklık ve işlevsellik olduğunu söyleyen Reynolds, bugün bağımsız saatçilik ve yüksek horoloji dünyasının en özel üreticilerine uzanan çok daha kişisel bir yolculuk izliyor. Peki Ryan Reynolds hangi saatleri takıyor ve koleksiyonunda hangi modeller öne çıkıyor?
Rolex Land-Dweller Rose Gold
Listenin belki de en az tanınan ama horoloji açısından en ilginç isimlerinden biri Sylvain Pinaud Origine. Sainte-Croix’da çalışan bağımsız saatçi Sylvain Pinaud’nun Origine modeli, geleneksel saatçilik estetiği ile mekanizmayı görünür kılan çağdaş bir tasarımı bir araya getiriyor. Saatin ön yüzünde 13,2 mm çapındaki büyük serbest balans belirgin biçimde sergilenirken, elle kurmalı mekanizma 21.600 vph frekansta çalışıyor ve yaklaşık 55 saatlik güç rezervi sunuyor. Origine ayrıca 2022 Grand Prix d’Horlogerie de Genève’de Revelation Prize kazanarak Pinaud’nun bağımsız saatçilik dünyasındaki konumunu önemli ölçüde güçlendirmişti. Reynolds’ın Journe, Lederer, Simon Brette ve Greubel Forsey’den sonra Sylvain Pinaud gibi çok daha niş bir isme uzanması, koleksiyonunun artık “hangi lüks marka?” sorusundan çıkıp doğrudan “hangi saatçi?” sorusuna yöneldiğini düşündürüyor.
Naoya HIDA & Co. NH Type 3B

Ryan Reynolds’ın bileğinde görülen Naoya Hida & Co. NH Type 3B, koleksiyonundaki bağımsız saatçilik merakının İsviçre ve Almanya’nın da ötesine uzandığını gösteren oldukça özel bir seçim. Tokyo merkezli Naoya Hida & Co., tasarım anlayışını 1930’lar ile 1960’ların mekanik saatlerinden alırken, geleneksel el işçiliğini modern mikro işleme teknolojileriyle birleştirmeyi amaçlıyor. NH Type 3B’de 37 mm’lik 904L paslanmaz çelik kasanın içinde German silver kadran, tek tek elle oyulan ve siyah cashew lake ile doldurulan Roma rakamları ve saat 6 yönünde oldukça karakteristik bir ay fazı göstergesi bulunuyor. Ay fazı diski 18 ayar sarı altından hazırlanırken, üzerindeki yıldızlar ve yüz ifadeli ay figürü de elle işleniyor. Saatin kalbinde ise 4 Hz frekansta çalışan, yaklaşık 45 saat güç rezervine sahip elle kurmalı Calibre 3021LU yer alıyor. Ayrıca yaptığımız röpotajı buradan okuyabilirsiniz.
ZEITWERK HONEYGOLD “Lumen” in 750 HONEYGOLD

Ryan Reynolds’ın koleksiyonuna eklenen en yeni A. Lange & Söhne modellerinden biri ZEITWERK HONEYGOLD “Lumen” Ref. 142.055. Reynolds, Ağustos 2026’nın sonunda bu modelle görüntülendi ve böylece Odysseus Honeygold ile Datograph gibi Lange tercihlerinin yanına markanın en sıra dışı tasarımlarından birini daha ekledi. ZEITWERK, zamanı klasik ibrelerle değil, üç ayrı disk üzerindeki atlayan dijital rakamlarla gösteriyor. “Lumen” versiyonunda ise yarı saydam safir kadran UV ışığının alttaki rakam disklerine ulaşmasını sağlıyor; böylece henüz pencerede görünmeyen rakamlar dahi enerji depolayıp karanlıkta parlayabiliyor. 41,9 mm’lik kasa Lange’nin kendine özgü sıcak tonlu 18 ayar HONEYGOLD alaşımından üretilirken, elle kurmalı Calibre L043.9 462 parçadan oluşuyor, sabit kuvvet eşapmanına sahip ve 72 saat güç rezervi sunuyor. Yalnızca 200 adet üretilen ZEITWERK HONEYGOLD “Lumen”, Reynolds’ın Lange tarafında da en ulaşılabilir modelleri değil, markanın teknik kimliğini en güçlü biçimde temsil eden parçaları seçtiğini gösteriyor.
Lederer Central Impulse Chronometer CIC 44 “Einstein Dial”

Ryan Reynolds’ın Lederer merakı tek bir CIC 39 InVerto ile sınırlı kalmamış gibi görünüyor. Paylaştığın Instagram hikâyesindeki saat, kasa ve özellikle üst üste geçen iki açık mekanik pencerenin oluşturduğu sekiz biçimli mimari nedeniyle Lederer Central Impulse Chronometer CIC 44 ailesiyle eşleşiyor. Reynolds ise kadranı kendi paylaşımında doğrudan “Einstein dial” olarak adlandırıyor. Burada saatin asıl hikâyesi kadranın altında: Bernhard Lederer’in Central Impulse Chronometer mekanizması iki ayrı barrel, iki bağımsız dişli treni, iki constant-force remontoir ve çift escapement wheel kullanarak enerjiyi balansa mümkün olduğunca düzenli aktarmaya çalışıyor. Üstelik iki bağımsız sistem nedeniyle kadrandaki saniye göstergeleri birbirinin ters yönünde hareket ediyor. Standart CIC 44, 44 mm kasa içerisinde 3 Hz frekansta çalışan elle kurmalı bir mekanizmaya sahip ve bu mimari 2021’de GPHG Innovation Prize’ı da kazanmıştı. Reynolds’ın daha önce CIC 39 InVerto ile saatçilik derslerine başladığını açıklamasından sonra bu kadar kısa sürede ikinci bir Lederer göstermesi, markaya olan ilgisinin geçici bir wrist-shot’tan biraz daha ciddi olduğunu düşündürüyor.
Seiko 5 Sports × Rowing Blazers Limited Edition SRPM21

Ve koleksiyonun belki de en eğlenceli sürprizi: Seiko 5 Sports × Rowing Blazers Limited Edition SRPM21. Ryan Reynolds’ın Instagram hikâyesinde doğrudan bileğinde gösterdiği bu saat, yukarıdaki altı haneli haute horlogerie parçalarının yanında bambaşka bir yerde duruyor. Seiko’nun Amerikan moda markası Rowing Blazers ve vintage saat uzmanı Wind Vintage ile geliştirdiği SRPM21; 38 mm çelik kasa, koyu yeşil kadran ve 1960’ların Seiko “Rally” saatlerini hatırlatan yeşil-beyaz dama desenli döner bezeliyle oldukça retro bir karaktere sahip. Kırmızı-beyaz çizgili saniye kolu da iş birliğinin en eğlenceli detaylarından biri. İçeride Seiko’nun otomatik 4R36 kalibresi bulunuyor; mekanizma yaklaşık 41 saat güç rezervi sunarken gün ve tarih göstergesine de sahip. Model yalnızca 2.500 adet üretildi ve Temmuz 2026’da 495 dolar satış fiyatıyla piyasaya çıktı.
Belki de Reynolds’ın koleksiyonunu ilginç yapan detaylardan biri tam olarak bu. Aynı bilekte bir gün F.P. Journe, Simon Brette veya 200 adetlik bir Lange görürken, başka bir gün 495 dolarlık bir Seiko 5 Sports görebiliyoruz. İyi bir saat koleksiyonu için fiyat skalasının değil, merak skalasının geniş olması gerektiğine güzel bir örnek.
H. Moser & Cie. Endeavour Tourbillon Concept POP Burmese Jade and Pink Opal Ref. 1805-1206

Ryan Reynolds’ın koleksiyonundaki renk ve malzeme açısından en sıra dışı parçalardan biri H. Moser & Cie. Endeavour Tourbillon Concept POP Burmese Jade and Pink Opal Ref. 1805-1206. Saatin kadranı, kendine özgü yarı saydam ve derin yeşil tonlarıyla seçilen Burma yeşiminden hazırlanırken, saat 6 yönündeki bir dakikalık flying tourbillon çevresinde Peru pembe opali kullanılıyor. Moser’ın “Concept” yaklaşımına uygun olarak kadranda logo, indis veya gereksiz herhangi bir yazı bulunmuyor; böylece doğal taşların dokusu ve tourbillon mekanizması tasarımın merkezine yerleşiyor. 40 mm çelik kasanın içerisinde otomatik HMC 805 kalibre bulunuyor; çift hairspring sistemine sahip mekanizma yaklaşık 72 saat güç rezervi sunuyor. Üstelik Burmese jade ve pink opal kombinasyonu yalnızca 8 adet üretiliyor ve markanın liste fiyatı 75.000 İsviçre frangı seviyesinde.
Reynolds’ın bu modeli tercih etmesi, koleksiyonunda gördüğümüz yeni yönün bir başka güçlü örneği. Bir tarafta Rolex Paul Newman veya Lange gibi tarihsel ağırlığı yüksek saatler bulunurken diğer tarafta Moser’ın sekiz adetlik, doğal taş kadranlı ve logosunu dahi ortadan kaldıran böylesine deneysel bir çalışmasına yer vermesi, seçimlerinin artık yalnızca komplikasyon veya marka prestiji üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Malzeme, tasarım fikri, saatçinin karakteri ve üretim adedi de Reynolds’ın koleksiyonunda giderek daha belirleyici hâle geliyor.
Bir Koleksiyondan Daha Fazlası
Ryan Reynolds’ın saat koleksiyonunda belki de en ilginç olan şey, saatlerin fiyatları ya da ne kadar zor bulunabildikleri değil. Koleksiyonun zaman içinde değişen dili. Bir dönem bileğinde sık sık Omega Speedmaster, Piaget veya Panerai görürken bugün F.P. Journe, Simon Brette, Lederer, Sylvain Pinaud ve Greubel Forsey gibi saat dünyasının çok daha derinlerine indikçe karşılaşılan isimleri görüyoruz.
Üstelik bu seçimlerde belirgin bir ortak nokta var. Bazıları büyük komplikasyonlara sahip, bazıları geleneksel yöntemlerle son derece düşük adetlerde üretiliyor, bazıları ise yalnızca küçük bir koleksiyoner kitlesinin hemen tanıyabileceği saatler. Yan yana geldiklerinde ise Reynolds’ın koleksiyonu, “hangi marka daha prestijli?” sorusundan yavaş yavaş “bu saati kim yaptı ve neden önemli?” sorusuna ilerleyen bir merakı anlatıyor.
Belki de iyi bir saat koleksiyonunu ilginç yapan şey tam olarak budur. Her pahalı saati satın almak değil; zaman geçtikçe kendi zevkini keşfetmek, daha derine inmek ve bileğindeki parçalar arasında kişisel bir hikâye oluşturmak.
Ryan Reynolds’ın saatlerinde bugün Rolex’ten A. Lange & Söhne’ye, F.P. Journe’dan Sylvain Pinaud’ya kadar birbirinden çok farklı imzalar var. Ancak hepsinin arasında giderek daha görünür hâle gelen tek bir ortak nokta bulunuyor: horolojiye karşı gerçek bir merak.
Ve bizce koleksiyonculuğun başladığı yer de tam olarak burası.