Bugün size, saat dünyasının zarif bir temsilcisini, Vacheron Constantin’in Traditionnelle Perpetual Calendar Retrograde Date Openface(çok fazla uzun 😄) modelini tanıtacağım. İlk bakışta, saatlerin zamanın ötesine geçen bir hikaye anlattığını fark ediyorum. Bu model de adeta zamanın ve sanatın birleştiği bir noktada duruyor.

Vacheron Constantin, saat dünyasında asırlık bir marka olmanın ağırlığını ve zarafetini taşır. Marka, 1755 yılından beri mükemmelliğin peşinde koşuyor. Traditionnelle serisi ise bu mirası, adıyla müsemma bir mükemmellikle yaşatıyor. 4030T/000P-H054 referanslı model, bu serinin nadide bir parçası. İncecik bir mühendislik harikası olan perpetual calendar, zamanı hiç şaşmadan hesaplayan zarif bir mekanizmaya sahip. Ve elbette, retrograde tarih göstergesi… Bu işlevin görsel etkisine bayıldığımı söyleyebilirim. Geri dönüş hareketiyle zamanı yeniden başlatırcasına bizi etkiliyor.
Teknik detaylara dalmadan önce saat tasarımında öne çıkan bir unsura dikkatinizi çekmek istiyorum: Open Face yani Açık yüz tasarımı. Mekanizmanın kalbini görmenize olanak tanıyan bu özellik sadece bir mühendislik mucizesi değil, aynı zamanda saatle olan bağınızı güçlendiren bir detay. Platinum kasanın ışıltısı, safir camın altında gizlenmiş bir mücevher gibi parlıyor. Işık altında, saatin detayları daha da büyüleyici hale geliyor.

Kadrandaki iskelet tasarım, ince detayları gözler önüne serirken saatin mekaniğini adeta şiirsel bir şekilde anlatıyor. Takvim işlevselliğiyle birlikte, ayın evrelerini(moonphase) de gösteren bu saat, adeta detayların şaheseri gibi. Bu kadar detaya boğulmuş bir saatin, yine de gözü yormadan, incelikle okunabilir olması beni en çok etkileyen unsurlardan.
Benim favori detayım ise, saatin arka yüzündeki Côtes de Genève süslemesi. Bir saatin iç mekanizmasındaki bu detay, adeta sanatını öne çıkarıyor. Zira böyle bir saati sadece zaman gösteren bir alet olarak görmek büyük bir haksızlık olur. O kadar küçük parçalarda bu işçilikten vazgeçmeyen Vacheron, saat dünyasında gönülleri fethetmeye devam ediyor. Vacheron Constantin’in bu modeli, geçmiş, şimdi ve geleceği bileğinizde taşıyan bir hikâye anlatıyor.