Restorasyon tutkusundan doğan, modern saatçiliğin sessiz şövalyesi: Parmigiani Fleurier

2025 Nisanında Watches and Wonders fuarına ilk defa katıldığımda, heyecanlı ve gözlerimi fal taşı gibi açmış gezinirken bildiğim, bilmediğim birçok marka ve model görüyordum. O zaman için bilmediğim, fakat görünce oldukça beğenip iki farklı modelinin (Toric Quantieme Perpetuel ve Tonda PF Skeleton) fotoğraf ve videolarını çektiğim bir marka vardı, Parmigiani Fleurier. Sonralarında adını daha sık duymaya başladım ve hâlâ duymaya devam ediyorum.

Yüksek saatçiliğin günümüzdeki önemli temsilcilerinden biri olan Parmigiani Fleurier, estetik ilhamını bilim, sanat ve mimari dünyalarından alıyor. Her biri kendi uzmanlık alanında en yüksek düzeyde ustalık sergileyen bir dizi İsviçre atölyesini bünyesinde barındırıyor. Parmigiani bu yapı sayesinde balans yaylarından kadranlara, kasalardan diğer bileşenlere kadar tüm parçaların üretim sürecinin tamamı üzerinde tam kontrol sağlayabiliyor ve her bir Parmigiani Fleurier saatinin tüm parçalarının en yüksek kalite standartlarında, tamamen kendi bünyesinde (in-house) üretilmesini sağlıyor. Kulağa hoş gelen bu kısa tanıtımla size marka hakkında ufak bir fikir verdikten sonra, şimdi gelin tüm bunların nasıl olduğuna, işlerin arka planına birlikte bakalım.

Michel Parmigiani’nin Hikayesi

Michel Parmigiani 2 Aralık 1950’de saatçiliğin kalbi İsviçre’nin Neuchâtel kantonunda bulunan Couvet’te doğdu ve burada büyüdü. Küçük yaşlarında hem saatçiliğe hem de mimariye ilgisi vardı. Michel seçimini saatçilikten yana yaptı. Val-de-Travers Saatçilik Okulu ve La Chaux-de-Fonds’daki Technicum’da eğitim gördü. Burada saat restorasyonu konusunda uzmanlığa erişti. Bu onun için çok önemli bir noktaydı ve kariyerini şekillendiren konulardan biri olacaktı.

Michel Parmigiani

Michel, quartz krizinin en baskın dönemlerinde, Omega, Rolex gibi markaların bile quartz saatler ürettiği o dönemlerde, henüz 26 yaşındayken Mesure et Art du Temps adlı kendi saatçilik ve restorasyon atölyesini açtı. Atölye daha çok restorasyon üzerine adanmıştı. Michel mekanik saatlerin bu zor döneminde koleksiyoncuların ve müzelerin saatlerini restore ederek kariyerine devam etti. Bir yandan da müşterilerin talepleri üzerine, kendine özgü tarzıyla onlara özel saatler yaptı. Bu şekilde kriz rüzgârına karşı durmayı ve ayakta kalmayı başardı.

80’li yıllara gelindiğinde atölyenin ve kendisinin restorasyon konusundaki ünü artmıştı. Tarihin çok önemli bazı saatlerinin restoratörü olarak biliniyordu. Patek Philippe Müzesi’nden kıymetli saatleri restore ediyordu. Yakaladığı bu itibar, kariyerinde onu bir sonraki adıma taşıyacaktı. İsviçre’nin en büyük cep saati ve otomat koleksiyonlarından biri olan Maurice-Yves Sandoz Koleksiyonu’nun sahibi Landolt ailesiyle yolunun kesişmesi, Parmigiani Fleurier’in ilk kıvılcımlarını çıkardı. Saatçilik tarihinin bu önemli parçalarını restore etmekle görevlendirilen Michel, aynı zamanda kendi hayallerinin peşinden koşmasında ona destek sağlayacak bağlantıları kurmuştu. Kendi yaratıcılığını kullanmak, hayallerini gerçekleştirmek istiyordu.

Tarih 29 Mayıs 1996’yı gösterdiğinde Michel, Sandoz Ailesi Vakfı’nın desteği ile beraber kendi saatçilik markası Parmigiani Fleurier’i kurdu. Restorasyon ile başlayan hikaye böylece kendi markasıyla devam etmeye başladı. Kendi saatini üretme hayallerini kovalamasını sağlayan şeyin restorasyon olduğunu söylüyor Michel.

Parmigiani Fleurier’in Hikayesi

1996’da kurulan marka, el işçiliğini ve saatçiliğin zarafetini bir araya getirerek Michel Parmigiani’nin mükemmeliyet anlayışını yansıtmaya başladı. Markanın tanıttığı ilk saat Toric QP Retrograde modeliydi. Saatin kasasındaki gadroons olarak adlandırılan kabartmalı halkaları ve knurling (kertikleme) bitişine sahip kadranı Parmigiani Fleurier saatlerinin tasarım imzası haline geldi.

Saatçilik Merkezinin Doğuşu ve Gelişimi

Parmigiani Fleurier’in Genel Merkezi

Michel saat parçalarının yüksek standartlara sahip olmasını istiyordu. Şirket tam anlamıyla bir üretici olmak için kolları sıvadı ve bir saatçilik merkezi oluşturmak için ilk adımı 1999 yılında Sandoz Aile Vakfı, saygın bir atölye olan Les Artisans Boîtiers’i satın alarak attı. Bu atölye hassas mühendisliği ve el işliğini birleştirerek yüksek kaliteye sahip saat kasaları üretmekteydi. Günümüzde bu birleşme sayesinde en özgün kasalar da dahil her türlü kasayı üretebilir hale geldi.

Nasıl yapılır?

Günümüzde Parmigiani Fleurirer bünyesinde kasalar önce 3 boyutlu olarak sanal ortamda tasarlanıyor. Tasarımlar makinede işlenerek kabaca gerçek hayata taşınıyor. Bu noktadan sonra ustalar devreye giriyor. El işçiliğiyle şekil verme, kaynak, eğeleme vb. işlemler yapılıyor. Son olarak bitişleri yapılıyor ve kasalar hazır hale geliyor.

Üretimde bağımsızlaşma konusunda ilerlemeye kararlılardı ve 2001 yılında dişliler, pinyonlar ve mikro dişli mekanizmalar konusunda uzmanlaşmış Atokalpa’yı da bünyelerine kattılar. Atokalpa, mekanizmalardaki dişli treni olarak adlandırdığımız birçok parçanın birleşimi olan bir düzeneğin içindeki bütün bileşenleri üreten bir şirket. Yani Parmigiani Fleurier aslında tek bir şirketle, halihazırda birçok işi yapan bir işletmeyi bünyesine katmış oldu. Bir nevi Joker kartı.

2003 yılında Vaucher Manufacture Fleurier kuruldu. Bu şirketi, Parmigiani Fleurier saatleri için yüksek seviyede tekniğe ve bitişlere sahip üst düzey mekanizmalar geliştirmek amacıyla kurdular. Şirketin Ar-Ge departmanı oldukça çeşitli ve karmaşık kalibrelerin üretiminden sorumlu. Manuel ve otomatik mekanizmaların yanında ek modüller de üretiyorlar. Her mekanizmanın elle dekore edilmesi, bevelling gibi bitişlere sahip olması (bevelling nedir diyenler için bkz. finishing) sayesinde, mekanizmaların oldukça estetik bir görüntüye ve nefis bir yüzey kalitesine sahip olmasını sağlıyor.

Şirket zamanla balans çarkı, balans yayı, çatal/çapa ve eşapman çarkı gibi parçaları kendi bünyesinde üretebilir hale geldi. 2005 yılında çubuk tornalama konusunda uzmanlaşmış olan Elwin şirketini de saatçilik merkezlerine kattılar ve şirket artık mekanizmanın tüm parçalarının tedariğini sağlayabilen bir seviyeye ulaştı. Elwin dijital kontrollü çubuk tornalama makineleri yapımı ve yazılım geliştirme alanındaki uzmanlığıyla tanınıyor. Elwin ve Atokalpa gibi şirketler sadece işçilik kapsamında katkı veren şirketler değil. Kendi içlerinde gelişebilen şirketler olması, inovasyonlar, yeni geliştirdikleri makineler ve yazılımlar sayesinde sürekli güncel ve rekabetçi kalmayı mümkün kılıyor.

Yine 2005 yılının Aralık ayında Quadrance et Habillage’ın kurulmasıyla saat merkezleri daha da genişledi ve üretimlerindeki bağımsızlıklarını arttırdılar. Nefis işçiliklere sahip kadranlar artık bu çatı altında hayat bulmaya başladı. Modele göre sade bırakılıyor ya da guilloché ile işlenebiliyor. Daha sonrasında ise renklendirme ve yüzey işlemleri yapılıyor.

Toric Quantieme Perpetuel

Parmigiani Fleurier tüm bu süreçlerin ardından saatlerini, tasarımdan aşamasından bitmiş ürüne kadar, Sandoz Aile Vakfı çatısı altında bulunan zanaatkar İsviçre firmalarından oluşan tek bir saatçilik merkezi altında üretme yetisine sahip oldu. Bu da markayı diğerlerinden ayırıp, öne çıkaran unsurlardan biri oldu.

Bu noktada şunu belirtmek lazım: yukarıda bahsettiğim Parmigiani Fleurier’in bir parçası haline gelmiş bu beş kardeş marka öncelikli olarak Parmigiani Fleurier’e hizmet etmekle beraber, aynı zamanda başka üst düzey markalara da hizmet veriyor.

Yeni Dönem: Guido Terreni

Guido Terreni ve Michel Parmigiani

Parmigiani Fleurier yıllar içinde farklı farklı saatler üretmeye, otomobillerden, müziğe ve fotoğrafçılığa kadar farklı alanlarla iş birliği içinde olmaya devam etti. Birçok iz bırakan model çıkardı ve ödüller aldı. Zaman ilerledi ve şartlar değişmeye başladı, fakat marka bu noktada önemli bir adım attı. Günün koşullarını anlamak ve ona ayak uydurmak için, Parmigiani’nin mirasını sürdürmek ve markayı ileri taşımak için sektörde 20 yılı aşkın deneyime sahip Guido Terreni 2021 yılında Parmigiani Fleurier’e katıldı. CEO koltuğundaki Guido Terreni, tasarım ofisini yönetiyor. Burada tasarlanan her saat bitmiş bir saat konseptine dönüştürülüyor ve ardından bu konseptler saatçilik merkezindeki ekipler tarafından hayata geçiriliyor. Son dönemin lüks anlayışı ve dinamiklerine hâkim Guido ve onun yanında markanın genlerini bilen, bilgi, tecrübe ve ustalığa sahip Michel ikilisi markayı ileriye taşımaya gayret ediyor.

Bu yazıyla bir temel oluşturmuş ve markanın hikayesine dair fikir edinmiş olduk. Bir sonraki Parmigiani Fleurier yazısında modellerine dair detayları konuşacağız. O zamana dek kendinize iyi bakın.

Atahan Erer

Atahan Erer

Atahan, otomotiv mühendisi ve test sürücüsü. Saatler ve otomobiller onun için yalnızca ilgi alanı değil, duyguların mühendislikle birleştiği iki ayrı tutku. Şimdi ise bu tutkuyu paylaşmak için Bersenti’de editörlük yapıyor.

Bir yanıt yaz

Your email address will not be published.


Bu Yazıları Kaçırma

Seiko hangi ülkenin? Seiko ne malı, hangi ülkeye ait?

Seiko hangi ülkenin? Seiko ne malı, hangi ülkeye ait?

Seiko, Japonya (Japan) merkezli bir saat markasıdır. Markanın hikâyesi 1881’de

Tissot Gentleman Powermatic 80

Hep bi bilgi hep bi bilgi. Berk bu kadar konuşuyorsun