Bir sinema filmi izlerken dikkat ettiğimiz şey bizi içine ne kadar çektiği olur. Bazen bir film izlersiniz o karakter olursunuz, o yer olursunuz, o sahne olursunuz. Karakterin verdiği tepkilere karşılık verir karakteri yönlendirmeye çalışırsınız. İşte o an’da çoktan o karakter olmuş ve o filmin içindesinizdir.

Belki bir film bizleri başkası yapar, belki bir sahne, belki bir replik. Bu filmler bir bağ kurdurtur, bir anlam yükletir, bir duygu geçişi yaşatır. Bazen farketmesekte filmler bu kadar değerlidir.

İşte filmlerin konusu olan bir marka: Hamilton!

Hamilton markasını artık bilmeyenimiz yoktur. Ama Hamilton markasıyla alakalı başka önemli bir konu var; Filmler.

1932 yılında Shanghai Express filmi yayımlanmıştı. Yaklaşık 70 yıllık oyunculuk kariyerine sahip olan Marlene Dietrich, Shanghai filminde başroldü. Ama bu filmde artık saat dünyasıyla alakalı bir gelişme olmuştu. Hamilton bir saatini bu filmde kullandıracak, hem sinema hem de günümüz Hollywood dünyasıyla olan bağının ilk ateşini yakmış olacaktı. Tabii o dönemlerde artık kol saatleri yaygındı. Bir sürü modeller yapılıyordu. Eski dönemlerin en çok tercih edilen kasa tasarımı tank kasalardı. Hamilton da bu filmde bir tank kasa tasarımı kullanacak artık film dünyasının saat yıldızı olacaktı.

Artık Hamilton için yeni bir çağın başlangıcıydı. Takip eden yıllarla beraber 1951 yılında Lloyd Bacon yönettiği The Frogmen filmi yayımlandı. Bu filmde de tahmin edersiniz ki bir Hamilton vardı. Ama Hamilton markası bu filmde farklı olarak askeri ve dalış saatlerini gösterdi ve film dünyasında bir kere daha şovunu yaptı.

Sonrasında bu hep böyle devam etti. Ama bu filmlerde kullanılan saatlerin süreci devam ederken önemli gelişmeler oldu. O dönemin en tanınır isimleriyle çalıştılar. Mesela 1961 yılında Elvis Presley’nin Blue Hawaii filmi için Hamilton Ventura modeli tercih edildi. Elvis Presley’nin harika ve aykırı oyunculuğuna Ventura modeli çok yakışmıştı.

Bir dönem sonra film dünyasından hepimizin tanıdığı çok önemli bir yönetmen olan Stanley Kubrick, filminde dijital bir saat kullanmak istiyordu. Burada Hamilton için de bir ilk oldu. Bu ilk tabii ki filmde saat kullanılması değildi. Stanley Kubrick, 2001: A Space Odyssey filminde bilim kurguyu anlatıyordu. Hamilton bu film için Led ekranlı bir prototip tasarladı ve seri üretim hali olan Pulsar modelinin ilk adımını attı. Stanley Kubrick gibi önemli bir yönetmenin Hamilton’ı tercih etmesi harika bir duygu olsa gerek. Pulsar modelinin bir diğer önemli filmi ise James Bond: Live and Let Die filmiydi. James’i hep Omega’yla tanıyabiliriz ama Pulsar modelini de tercih ettiği bir filmi olmuştu.

Hala hepimizin bildiği önemli oyuncular olan Will Smith ve Tommy  Lee  Jones’un Men in Black filminde de Hamilton tercih edildi. Hamilton artık film dünyasının yıldızı oldu ve tercih edilmeye devam ediliyordu.

Günümüz dünyasında da bu böyle devam etti. Ama Hamilton, filmlerde kullanılan saatleri bir aksesuar değil karakterin bir parçası olarak görüyordu. Tamamlayıcı aksesuar değil, karakterlerin olmazsa olmazıydı. Bunu anlayabileceğimiz en iyi film ise başarılı ve büyük yönetmen olan Christopher Nolan’ın filmi Interstellar filmiydi. Filmde kullanılan hepimizin bildiği Hamilton Murph saati, doğru bir çalışmayla karakterin ve hikayenin parçası olmuştu. İzlemediyseniz izlemenizi kesinlikle öneririm. Bu hikaye böyle devam etti. Sonrasında Tenet filmi ve en son olarak Dune: Part Two filminde Hamilton kullanılması Hollywood dünyasının vazgeçilmezleri arasında olduğu göstergesiydi. Tabii ki yazmadığımız daha bir çok film var; Matrix, Ocean’s Eleven, Oppenheimer, The Martian, The Matrix Resurrections, Indiana Jones and The Dial of Destiny. Ayrıca Tenet filminde geri sayım modülü sahnede bilerek flulaştırıldı. Prodüksiyon ekibi spoiler sızmasın diye rakamların gerçek değerini yalnız kamera içi efektte ekledi.

Ve Tenet film setlerinde, vintage parçanın hasar görmesi riskine karşı Hamilton’un yaklaşık 30 tane backup kopyalar göndermesi dikkate değer bir hareket olacaktı.

Hamilton, film dünyasında bu kadar sevildiğini gördükten sonra bu sevgisini karşılıksız bırakmadı. 2006’da Behind the Camera Awards isimli bir ödül gecesi konseptiyle yeteneklerin emeklerini boşa çıkarmamayı hedefleyerek film dünyasına katkılarını sunuyordu. Yapılan her Behind the Camera Awards gecesinde çok önemli isimler bu geceye eşlik ettiler. Bu sebeple Hamilton film dünyasının daima yıldızıydı.

Hamilton’ın film dünyasında bu kadar yer almasının sebepleri herkes tarafından farklı yazılıyor. Ama genel anlamda baktığımızda erişilebilir fiyatlı olması, hızlı prototip çıkartabiliyor olmaları, Amerika kökenli olması, filmde görülen saatin doğru pazarlanması gibi nedenler Hamilton’ın film dünyasında yer almasına sebep olabileceği belirtiliyor. Benim de düşüncem genel anlamda kaliteyi ve film hikayesini doğru oturtmaları diğer markalardan ayıran özellik olabilir. Özellikle Murph’te bunu görebilmek doğru adımları attıklarının göstergesiydi.

İşte bir hikaye böyle başladı. Ve bu hikaye de böyle devam ediyor.

Harika saatlerinizin güzel zamanlar göstermesi dileğiyle…

Esen kalın.

Berk Öztoprak

Berk Öztoprak

Ben Berk Öztoprak, 12 yıldan fazladır dijital sektörde çalışıyorum. Bu dijital deneyimlerimle beraber en sevdiğim hobim olan mekanik saatler, X(Twitter)'te başladığım saat haberleri serüvenim artık bir medyaya dönüşsün istedim. Artık bütün sosyal mecralar ve Bersenti'de yazıyorum.

Bir yanıt yaz

Your email address will not be published.


Bu Yazıları Kaçırma

Seiko 5 Sports GMT SSK023K

Güzel bir fiyat performans saati daha inceleyelim mi? Ne dersiniz?

Citizen NH8390-03XE

Citizen’in 1965 çıkışlı Crystal Seven efsanesine modern bir selam niteliğindeki