
Georges Ducommun, Le Locle kasabasında yaşayan bir çocuktu. 1880’de köklü bir saatçinin yanında çalışmaya başlayan Ducommun, sadece 12 yaşındaydı. George, çalışmayı ve saatleri seviyordu. Disiplin, hassasiyet ve mükemmeliyetçi ruhu birleşince aslında bir saat ustasında olması gereken her özelliğe sahipti. George, köklü saat ustasının yanında müşteri memnuniyeti yüksek bir çıraktı. Hatta denilene göre bir müşterisinin saat teslimi için 20 km yol yürümüştü.

Artık kendisinin farkına varmaya başlamıştı. Konfor alanını terk etmek ve kendi yolunu yürümek istiyordu. 13 yaşından 21 yaşına kadar ustanın yanında kazandığı tecrübeden sonra Fabriques Doxa yerini açmak için adımını atmıştı. Kendine inancı tam ve en iyisini yapmak için çabalayacak ve Doxa markasının ününü artıracaktı.

DOXA kelimesi Yunanca’da ihtişam, itibar gibi anlamına geliyordu. Tam kendisini ve hedeflerini anlatan bir marka ismi seçmişti. Doxa, İsviçre saatçilik endüstrisinde yer edinmeye bir cep saati ile başlamıştı. Bu cep saati bir çok ödülün başlangıcı oldu. 1906 yılında İtalya’da düzenlenen Milano Uluslararası Dünya Fuar’ında antimanyetik özelliğiyle altın madalya kazandı. Büyük bir marka olmanın ve motivasyonun adımı burada atıldı.
George, 20. Yüzyılın ilk yıllarında otomobil devrimiyle beraber arabalarda bir ihtiyaç gerekiyordu. Bu ihtiyaç da yeterli güç rezervine sahip, sağlam ve güvenilir gösterge paneli saatiydi. George, bu problemi çözeceğini düşündü. 1907 yılında Bugatti’nin yarış arabalarında standart haline gelen “8 Günlük Doxa Kalibre” için patent başvurusunda bulunarak ilk önce otomobil markalarının ardından gemi ve uçakların da kullandığı bir saate dönüştü.

Bundan sonraki süreçte başka bir alanda daha Doxa markası kendini bir efsane haline getirecekti. O alan da dalış saatleriydi. Efsane SUB modeli Doxa’yı başka bir seviyeye taşıyacak ve büyüyen spor dalgıç topluluğuna erişebilen ilk saat olacaktı. İşte SUB serisinin hikayesi böyle başladı. Doxa’nın kendini daima ön plana çıkaracağı, kendine özel ve imza modeli olan SUB’ı bizlere tanıttı.
1997 yılında Jenny ailesinin DOXA’yı satın almasıyla yeni dönemin başlangıcı oldu. Bununla beraber günümüzde DOXA hala dalgıç saatlerinde en iyi alternatifler arasına giriyor ve kalite olarak da kendini gösteren saatler üretmeye devam ediyor.
Lieber Berk,
eine interessante Geschichte, diese DOXA-Story!
Herzlich,
Florian
florianschlumpf.swiss