Geçen hafta Kırklareli’nde Atatürk Evi’ni ziyaret ederken tüylerim diken diken olmuştu. Eğer bir gün giderseniz kesinlikle ziyaret etmenizi öneririm. Bugünün de önemine dair hikayeler araştırırken yüzümüzde ufak tebessüm ve biraz hüzün bıracak bir hikayeye denk geldim.

Altan Gediz Sandıkçıoğlu 6-7 yaşında, subay bir babanın oğlu ve Galatasaray İlk Mektebi’nde okuyordu. Tarih ise 6 Haziran gecesi yıl 1937.

Taksim Park Otel’deki bir davette Atatürk içeri girdikten sonra kenarda genç bir subay, zarif eşi Bidar Hanım ve ufacık, ela gözleriyle salonu süzen yedi yaşındaki Altan dikkatini çekti. Ufak sohbetler etmeye başlayarak Altan’ın zekasına hayran kalan Atatürk, sohbeti ilerletiyordu. Sohbet sonunda Atatürk, Altan’a “Büyük adam olacağına söz ver” diyerek onu teşvik etti.

Atatürk’ün çocuk sevgisi hayatında hep vardı. Altan bu çocuk sevgisini zekasıyla da hayran bırakarak Atatürk’ün kalbine girmişti. Atatürk dayanamadı ve ona bir hediye bırakmak istedi. İşte bu hediye bir saatti.

Peki sıradan bir saat miydi?

Atatürk, saatler hep ilgiliydi. Bir çok marka ile hikayeleri yazıldı. İşte bu saat de saatçilik dünyasının en iyi markalarından birisi olan Audemars Piguet’nin bir saatiydi. 19 Ekim 1934’te Turhal Şeker Fabrikası’nın açılışı için tek nüsha üretilmiş olan bu saat artık Altan için harika bir anıya dönüşecekti. Saatler için ne deriz?

Saatler hikayesi güzelleştiği zaman anlam kazanırlar.

O saat artık sıradan bir cep saati değildi. Özellikle Altan için… Atatürk’ten hediye ve tek nüsha üretilmiş olan bu saat Altan’ın belki de hayatında en önemli yere sahip oldu.

Altan’ın ailesi saatin hem maddi hem manevi değerini bilerek Ziraat Bankası’nın kasasında tutmayı tercih etti. Haklılardı da. O dönemde böylesine yüklü bir hediyeyi saklamak zor olacaktı. Ama Altan bu durumdan dolayı mutsuzdu. Çünkü saati göremiyor, dokunamıyor ve hissedemiyordu…

Altan’la röportaj yapmak istemişlerdi. Altan’ın röportajlarında söylediği tek cümle vardı; “ben bu saati satmam!”

Fakat bir üzücü olay oldu. Genç Altan kansere yakalandı. Ailesi ise tedavi masrafları için bu saati Yapı Kredi Bankası’na bırakmak zorunda kaldılar. Artık saat onların değildi ama Altan hayatı boyunca unutamayacağı bir anıya sahip oldu. Altan, 2 Ocak 1966’da henüz 35 yaşındayken hayata veda eder; Galatasaray Lisesi’nden kaldırılan cenazesi Merkezefendi Mezarlığı’na defnedilir.

Saatin akıbeti ise hala belirsizliğini korumaktadır.

Kaynak: https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1628726

19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik Spor Bayramı’mız kutlu olsun! İyi ki seni tanımışız.

Berk Öztoprak

Berk Öztoprak

Ben Berk Öztoprak, 12 yıldan fazladır dijital sektörde çalışıyorum. Bu dijital deneyimlerimle beraber en sevdiğim hobim olan mekanik saatler, X(Twitter)'te başladığım saat haberleri serüvenim artık bir medyaya dönüşsün istedim. Artık bütün sosyal mecralar ve Bersenti'de yazıyorum.

Bir yanıt yaz

Your email address will not be published.


Bu Yazıları Kaçırma

Hamilton ve Film Dünyasındaki Hikayesi

Bir sinema filmi izlerken dikkat ettiğimiz şey bizi içine ne

Paul Newman Rolex Daytona ref: 6239

17.7 Milyon dolara saat alır mıydınız? Rolex’in saat markaları arasında