Lug tasarımları ile bir çok markadan kendini ayıran Horologer MING’ı duymuş muydunuz?
Ming Thein Kimdir?

Markanın kurucusu olan “Ming Thein”, 12 yaşında liseyi bitirip 13 yaşında Üniversiteye başladı. 16 yaşında Oxford Üniversitesi’nden fizik diplomasıyla mezun olan Ming’e ailesi tarafından bir A. Lange & Söhne 1815 hediye edildikten sonra Ming’in saat tutkusu iyice alevlendi. Fotoğrafçılık, tasarımcılık ve stratejistlik yapan Ming, 2014 yılında bir saat fuarından dönerken, birkaç saat meraklısı arkadaşı ile bir marka kurma fikri ortaya attılar. Ming Thein ve o beş arkadaşı Malezya’nın Kuala Lumpur kenti merkezli “MING” markasını kurdu.
Praneeth Rajsingh kimdir?

Markayı beraber kurduğu arkadaşlarından biri olan Praneeth Raj Singh ise Ming Thein ile fotoğrafçılık aracılığı ile tanışıyor. Büyükbabasının kendisine hediye etmiş olduğu Omega Pie-Pan Constellation ile saatlere ilgi duymaya başladığını dile getiriyor. Şirketin CEO’su olarak Praneeth, Ming Thein’in yapmış olduğu fantastik tasarımları hayata geçirilmesi ile ilgili tüm şirket faaliyetlerini üstlenmekte. Drake Üniversitesi’nden Aktüerya Bilimi ve Finans alanından Latince onur derecelerinden en yükseği olan “Summa cum laude” ile mezun olmuştur.
Markanın Felsefesi

Markanın tasarımlarında altında yatan felsefe ise, saatleri sadece lüks bir zevk olarak değil aynı zamanda ödenen paranın karşılığını vermesi gerekmesi fikrine dayanıyor. Üretilen her modelde bunu açıkça görüyoruz. Sadece saat severler değil önde gelen saat kuruluşları da bunu görüyor olmalı ki markanın modelleri çoğunlukla fuarlarda ve ödüllerde adından sıklıkla söz ettiriyor.
MING, saatçilik dünyasında “benim de böyle bir saat görmek isterdim” diyerek doğmuş; estetik, yenilik ve işlevi dengede tutan bir marka. Kurucusu Ming Thein, hem tasarımcı hem fotoğrafçı hem de mühendis olarak “ne yaparsam kendimin de memnun kalacağı” saatler üretmek istiyor. Onun vizyonu sadece saatin zamanı göstermesi değil; ışığın, formun ve rengin bu nesnede nasıl etkileşime gireceği üzerine düşünmek.
Marka, geleneksel İsviçre saatçiliğinin inceliğini, yeni malzemeler ve güçlü görsel dil ile harmanlıyor. Örneğin safir cam, magnezyum alaşımları, borosilikat cam gibi materyallerle deneyler yapılması bu yaklaşımın parçası.
Ama MING’in amacı sadece teknik üstünlük değil; insanların zamanla saati yeniden keşfetmesini sağlamak. Saatler, ışık değiştikçe, açılar değiştikçe farklı yönlerini gösteriyorlar; her marka koleksiyoncusuna ya da saati ilk kez alan birine görsel ve dokunsal bir keyif sunuyor.
Sonuç olarak, MING’in felsefesi özgünlükten, sade şıklıktan, malzeme ve ışıkla kurulan duygudan besleniyor; “saat”in hem kullanım aracı hem de estetik obje olduğunu kabul ediyor.
Modelleri
Gelelim markanın bu zamana kadar üretmiş olduğu bazı dikkat çekici modellere.
MING 17.01

Marka 2014 kurulmasına rağmen üretime geçme süreçleri hemen gerçekleşmedi. 2016 yılına kadar tasarım üzerine düşündükten sonra 2017 yılının Ağustos ayında “MING 17.01” tanıtıldı. Genel olarak minimalist ve basit bir tasarım dili benimseyen marka ilk modelinde bu dile çok sadık kalmış. Grade 5 titanyum sahip 38mmlik hafif kasası 100m su geçirmezlik özelliği sunmakta. Swiss Sellita SW210-1 mekanizmanın hayata verdiği saat elle kurmalı. Elle kurmalı bir mekanizma seçmelerinin nedeni olarak ise marka, saatin sahibini her gün saatle etkileşime girmeye davet etmesini öne sürmüş. Mavi ve antrasit renklere sahip olan model her renk için 150 adet limitli üretilmiş.
Sonrasında bu model ailesine “17.03 GMT” modeli eklendi. Adından da anlaşılacağı üzere GMT komplikasyonuna sahip olan bu saat Sellita SW330-1 otomatik mekanizma ile çalışıyor.
Markanın 20129 da MING 17.06 Cooper olarak bakır renginde üretmiş olduğu varyasyon ise 2019 yılında GPHG ödüllerinde “Horological Revelation” ödülünü kazanmıştır. Bu saatte ana modelden farklı olarak ETA 2824-2 mekanizmadan hayat buluyor.
MING 19.01

Herhangi bir hedef fiyat belirlenmeden tasarlanan MING 19.01 markanın en iddialı saatlerinden biri. Basit ve günlük kullanım için bir saat arayışında olan MING, markanın felsefesine tasarıma sadık kalarak bu müthiş saati karşımıza çıkardı. Önündeki ve arkasındaki safir camları bir arada tutan ince grade 5 titanyum gövde hafifliği oldukça üst seviyeye çıkarmış. Asıl sanat eseri ise saatin arka yüzüne baktığımızda karşımıza çıkıyor. Schwarz-Etienne Kalibre MSE100 mekanizmayla can bulan saat, 100 saatlik bir güç rezervi sunuyor ve kapaksız zemberekleri sayesinde ne kadar rezervinin kaldığını anlamamızı sağlıyor. Aynı zamanda bu şahane model 2018 yılında GPHG finalistlerinden biri olarak tüm saat severlerin gözdesi haline geldi.
MING 20.01 Series 1

Marka 17.01 ve 19.01 model aileleriyle saat dünyasındaki yerini oldukça sağlama aldıktan sonra yeni bir model üzerine çalışmaya başladı. 2018 yılında çalışılmaya başlanan model 2020 yılının başlarında piyasaya sürülmeye hazırdı fakat global sorunlar nedeniyle bir yıl sonra saat severlerle buluştu. Markanın kronograf bir model yapma arayışı sonucu ortaya çıkan saat Agenhor’un AgenGraph mekanizmasını kullanıyor. Bu mekanizma sayesinde marka, 60 dakikalık sayaç, elle kurma ve tüm bileşenleri kadranın ortasında toplama fırsatı yakalayarak son derece simetrik ve temiz bir kadran ortaya çıkarmış. Şeffaf arka kapak sayesinde izleyebildiğimiz bu modelde köprüler ve plakaları DLC kaplama ile süslenerek derinlik hissi iyice arttılmış. Haliyle tüm bu şahane özellikler birleşince başarı da eksik kalmamış ve saat 2021 yılında GPHG Chronograph kategorisinde finalistler arasına adını yazdırmıştı.
MING 20.01 Series 2 modeli ise aynı ailenin yepyeni bir kadranı ile karşımıza çıktı. Kadran tabanı, Cloude de Paris desenli grade 2 titanyumdan oluşuyor bu kadran aynı zamanda mekanizmanın bazı parçaları için köprü görevi de görüyor.
MING 20.01 Series 3 modeli ise kadranda adeta bir devrim yarattı. Füzyon borosilikat adı verdikleri bu harika kadran 600 adet boşluktan oluşuyor ve hem yatay hem de dikey düzlemde boyut değiştirerek radyal bir simetri oluşturuyor. 600 boşluğun tamamı tek tek ve elle şırıngalar ile sıvı Super Lumionva-X1 karışımı ile dolduruluyor ve harika bir parlama sunuyor.
Markanın kadranlar konusunda çığır açtığı seri haline gelen 20.01 ailesinin son üyesi ise şu an satışta olan MING 20.01 series 5. Her serisinde mükemmel seyir zevki veren bu model ailesinin yeni üyesi de diğer modeller gibi harika bir kadrana sahip. Güzelliği kadar anlatması da zor olan bu mikro işleme kadran, tek parça metal bloğun lazerle dikey ve yatay olarak birbirine kenetleyerek karmaşık radyal çıtalardan oluşuyor. Bu mükemmel kadranlı sanat eseri 2025 GPHG “Chronograph” kategorisinde aday gösterilen saatler arasında yerini aldı.
MING 27.01 Ultra Thin

Markanın 17.01 model ailesinin devamı nitelendiğinde değerlendirdiği bu model aslında ikinci bir tasarım çağının ilk ürünü. Markanın kurucusu olan Ming Thein, bundan önceki modellerde tasarımları 2D olarak yaparken 3D CAD öğreniyor ve bu modelin tasarımı tamamiyle 3D olarak yapılmaya başlıyor. Radyal simetri, okunabilirlik ve 0 işeri bu modelle daha da sadeleştirilmiş. 6,9mm kalınlığı ile adının hakkını veren saati çalıştıran mekanizma ise ETA Peseux 7001. Marka bu mekanizmanın sadece eşapmanını ve dişli grubunu kullandığını söylüyor. Köprüler ve plakaları, Manufacture Schwarz Etienne’in izniyle 19 serisinin estetiğine sahip bir şekilde tasarlanmış.
MING 57.04 Iris

Geçtiğimiz Ağustos ayında 8. doğum gününü kutlayan marka özel bir model ile karşımıza çıkıyor. Kendi anlattıklarına göre 5. nesil tasarım diline geçen marka bu modelde Art Deco tasarım diline modern bir dokunuş katıyor. Bu cesur model adeta markanın kasa yapımındaki ustalığının bir gövde gösterisi gibi. 9 ayrı parçadan oluşan lug tasarımına yakından bakınca üst kısımların cilalı, yanların ise fırçalanmış görüntüde olması dikkat çekiyor. Markanın en sevdiği komplikasyon olan tek düğmeli kronograf bu özel saatte de bulunuyor. Ming Thein’in uygun fiyatlı tek düğmeli kronograf saat isteği bu model ile başarılı olmuş durumda. Sellita ile birlikte, Sellita for MING Cal. SW562.M1 için benzersiz bir konfigürasyon ve mekanizma kaplaması geliştirilmiş. Elle kurmalı, merkezi saniye ve saat 6 konumunda 30 dakikalık sayaç bulunan harika mekanizma 60 saate yakın bir güç rezervi sunuyor. Saate adını veren kadran ise yine bir sanat eseri gibi görünüyor. Kadranın rengi, turkuaz ve mor arasındaki bütün renk geçişlerini içerisinde barındırdığı için anlatması ve adını koyması çok zor fakat marka “Iris” adı ile şahane bir isim bulmuş.
Horologer MING, bizlere sunduğu her saat ile felsefesinin doğrulunu ortaya koyuyor. Verilen paranın karşılığını fazlasıyla aldığınız bu şahane modellere sadece saat demek gerçekten zor. Her birinin altında yatan ar-ge çalışmaları, el emeği tasarımlar ve büyüleyici mekanizmalar bu markayı daha da fazla sevmemize olanak sunuyor. İlerleyen günlerde marka ile yapmış olduğumuz röportajı da kaçırmamak için sayfayı ziyaret etmeyi unutmayın.